Kâbe Kevserinin Efendisi: Hz. Muhammed

Peygamberlik mülkünün hükümdarı Ve ihtişamın tuğrası… (Emir Hüsrev) Övgüye ihtiyacı yoktu, muhakkak ki beşerin O’nu övmeye ihtiyacı vardı. Övmek te bir gerekliktir insana ve ille de inanana: Aşk dedi ki: “Sen Muhammed’in rengini ve kokusunu Almadığın sürece Başkalarına tabisin. Onun adını sal...

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

Zannım odur ki başka hiçbir titr, hiçbir unvan, hiçbir dünyevi makam O’na “Başbuğ” kadar yakışmamıştı. O Ülkücülerin Başbuğ Türkeş’iydi, Ülkücüler O’nun Bozkurtları! ...

BİR MİLLETİN ÜLKÜCÜLERİ YOKSA...

İnsanlar ülküleri tükenince tükenir; milletler Ülkücüleri tükenince… Bazen tükenmek yok oluşun habercisidir; kimileyin yeni bir başlangıcın…...

VİZYON-MİSYON DEĞİL HEY KIZILELMA

Kimileri vizyon-misyon diyorlar, benimkisi Kızılelma... ...

ÜLKÜCÜLER VE ALEVİ-SÜNNİ MESELESİ

"Ta ezelden hür milletiz/ Soyu-sopu gür milletiz, Kandan, candan bir milletiz, Bir temel, bir duvar, bir taş Alevî, Sünnî, Kızılbaş! ...
                                       


BİR MİLLETİN ÜLKÜCÜLERİ YOKSA...
BİR MİLLETİN ÜLKÜCÜLERİ YOKSA...


 

Tarih insanları yutar, milletleri de…


 

İnsanlar ülküleri tükenince tükenir; milletler Ülkücüleri tükenince… Bazen tükenmek yok oluşun habercisidir; kimileyin yeni bir başlangıcın…

Milletler ortaklıklar etrafında doğar, gelişir; bu Allah’ın ayetlerindendir… Ortaklığı inançlar, değerler, dil, hatıralar oluşturur.  Lakin bu ortaklığın tam merkezinde ortak ülküler yoksa bir milletten değil; bir “yığından” söz edebiliriz ancak; kuru kalabalıklar ve çıkmaz sokaklar…

Aynı dili konuşan, aynı dinin mensubu ülküsüz kuru kalabalıklar millet değildir. Milli heva ve hevesleri olmayanlar günübirlik arzulara veya başka milletlerin ideallerine tabi olurlar… Hikâyesi kendine ait olmayan güruh millet değildir…

Her bayrağı, ülkesi, sınırları olan topluluk ta millet değildir. Kaderi başkalarının elinde çizilen topluluklar en fazla ulus olurlar. Uluslar dünya sahnesine başkalarının himmetiyle çıkarlar. Cetvelimsi sınırları, bahşedilmiş toprakları, öykünmeci tavırları ve günübirlik yaşayışları vardır. “Var olmaları” birilerince istendiği için vardırlar… Bu kadar!

Milletler himmetle, himayeyle değil; ülkülerinin bedelini ödeyerek, Ülkücüler yetiştirerek var olurlar ve yaşarlar… Tarihten kopup gelirler. Hikâyelerini emekleriyle, kanlarıyla, aldıklarıyla ve verdikleriyle kendileri yazarlar. Milletle masa başı kurgulama ürünü değildirler. Bedel ödemiş ve ödemeye hazır bir iman ve irade mensubudurlar…

Uluslar masa başı kararlarla kurulur, aynı şekilde ölürler…

Milletleri tarih doğurur. Dilini, dinini, kültürünü yaşamak için bir Oğuz Kağanları, bir Kızıelmaları, bir Orhun Yazıtları, bir Kaşgarlıları, bir Alpaslanları, bir Fatihleri, bir Fuzulileri, bir Yunusları, vardır. En olmadık zamanlarda milli bilinci uyandıran Gaspıralıları, Gökalpleri, Resülzadeleri, Çolpanları, Cumabayları, Atsızları, Türkeşleri vardır…  Ölen bir İmparatorluktan Türklüğün bütün milli değerlerini sahiplenen yepyeni bir devlet Kuran Mustafa Kemalleri, Karabekirleri, Nene Hatunları, Şahinbeyleri, Sütçü İmamları vardır… Milletleri tarih doğurur ve kimi milletler tarih yaparlar: Türk gibi…!


Geri Dön
 
©2011 Recai Coşkun | Sitede yayınlanan yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz.