Kâbe Kevserinin Efendisi: Hz. Muhammed

Peygamberlik mülkünün hükümdarı Ve ihtişamın tuğrası… (Emir Hüsrev) Övgüye ihtiyacı yoktu, muhakkak ki beşerin O’nu övmeye ihtiyacı vardı. Övmek te bir gerekliktir insana ve ille de inanana: Aşk dedi ki: “Sen Muhammed’in rengini ve kokusunu Almadığın sürece Başkalarına tabisin. Onun adını sal...

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

Zannım odur ki başka hiçbir titr, hiçbir unvan, hiçbir dünyevi makam O’na “Başbuğ” kadar yakışmamıştı. O Ülkücülerin Başbuğ Türkeş’iydi, Ülkücüler O’nun Bozkurtları! ...

BİR MİLLETİN ÜLKÜCÜLERİ YOKSA...

İnsanlar ülküleri tükenince tükenir; milletler Ülkücüleri tükenince… Bazen tükenmek yok oluşun habercisidir; kimileyin yeni bir başlangıcın…...

VİZYON-MİSYON DEĞİL HEY KIZILELMA

Kimileri vizyon-misyon diyorlar, benimkisi Kızılelma... ...

ÜLKÜCÜLER VE ALEVİ-SÜNNİ MESELESİ

"Ta ezelden hür milletiz/ Soyu-sopu gür milletiz, Kandan, candan bir milletiz, Bir temel, bir duvar, bir taş Alevî, Sünnî, Kızılbaş! ...
                                       


ÜLKÜCÜLER VE ALEVİ-SÜNNİ MESELESİ
ÜLKÜCÜLER VE ALEVİ-SÜNNİ MESELESİ


Kahramanmaraş olaylarını anma haberleri düştü televizyonlara. Hafızam 35 yıl öncesine taşıdı beni. 

Aralık 1978 yılı demek ki. K. Maraş kan gölü. Ölenler biliniyor da öldürenler karanlık... "Güneş Ne Zaman Doğacak" filmini heyecanla bekliyor Ülkücüler. Filmin gala gösterisinde salon hınca hınç dolu. Salonda bir anda bomba patlıyor. İnsanlar panik içinde dağılıyorlar. Ardından söylentiler havada uçuşuyor. Bürokrasi bir tuhaf, asker bir tuhaf, polis daha tuhaf ve her yanda karanlık yüzler… Fitne, şehri Alevi-Sünni diye bölmenin peşinde.

Ecevit hükümetinin İçişleri bakanı İrfan Özaydınlı "işin içinde sol örgütler var" diye açıklama yapınca görevden alınıyor. Sonra Kontrgerilla deniyor, Ülkücü faşitler deniyor...

Her şey söyleniyor da olan katledilen masum insanlara ve evini barkını terk edenlere oluyor. Bir de Türk milletinin bağrına saplanmaya çalışılan "Alevi-Sünni" ayrımı bir yaraya dönüşüyor… Oyunun devamı Çorum’da Sivas’ta sergileniyor… 

Tam da o gün. Gebze’de bir bayan hoca derse giriyor. Yüzü yüz değil, ağlamış besbelli. Gözleri öfke, nefret, acı ile dolu. Hiç kimseye bakmadan “25 ayağa kalk” diyor. Sınav yok, sözlü yok ama var bir şey belli ki. 14 yaşında sesi yeni çatallanmaya durmuş lise eşiğindeki genç “benim adım 25 değil…” demeğe kalmadan hoca üç soruyu ardarda soruyor. Cevap veriliyor. Dördüncü soru da gelince cevap vermenin anlamsız olduğunu anlayan öğrenci işin sonunun nereye varacağını merak ederken öğretmen “sizin faşistler Maraş’ta Alevileri katlediyor ama bunun hesabını vereceksiniz” diyor ve derse dönüyor. 

“Bizim faşitler, Alevileri katlediyor!!!? Hesabını vereceğiz…” İşin hüzünlü yanı genç Aleviler hakkında hiçbir bilgiye sahip değil, kulaktan dolma üç beş söz, o kadar! Sınıfında kim alevi, onun da ayrıdında değil. Sonra fark ediyor etrafında Alevi arkadaşları olduğunu. Hepsi kendinden bir parça, farkın ne olduğunu anlayamıyor… Faşist suçlamasının ise milletini sevenlerin yakasından hiç düşmeyeceğini yıllar boyunca öğrenecek, ciddiye almaya değmez…

Zaman akıyor. Anlaşılıyor ki bir Ülkücünün Alevilere karşı olması kendi tarihini inkar etmesi gibi bir şey. Yesevi Ocağının erenleri Anadolu’dan Balkanlara ve oradan taa Macar ovalarına taşımışlar Alevi-Bektaşi kültürünü. Bazen Geyiklibaba olmuş Anadolu’ya, bazen Sarısaltuk olmuş Kosova’ya-Bosna’ya, bazen Gülbaba deyü konmuşlar Macaristan’a... Zaman gelmiş Türk dili Fars ve Arap etkisiyle yok olmaya yüz tutmuşken bu damar o dili muhteşem türküleriyle, koşmalarıyla, anlatılarıyla canlı tutmuş. En sonunda Veysel diye yüce bir avaza dönüşüp “dünya dolsa şarkı ile/Türk’üz türkü çağırırız” diyerek Türkçe ses bayrağımızı zirvelere taşımış... 

Mevzu basittir aslında. Mesele asla Alevi-Sünni meselesi değildir. Mesele Hz. Ali’den bir “komünist-materyalist imge” çıkarıp onu Hz. Peygamber’den ve Türk Milletinin değer sisteminden koparmaya çalışanlara karşı koyuş meselesidir. Hz. Muhammet (s.a.s) ve Hz. Ali de (r.a.) bizimdir ve biz Alevisiyle Sünnisiyle yüce bir milletiz: Türk!

Ta ezelden hür milletiz, 
Soyu-sopu gür milletiz, 
Kandan, candan bir milletiz, 
Bir temel, bir duvar, bir taş 

Alevî, Sünnî, Kızılbaş! 

Aynı mayadan yoğrulur, 
"Türk", "Türkmen" diye çağrılır 
Aynı kıbleye doğrulur... 
Secdeye konan aynı baş 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 

Dedemiz bir. Torunlarız, 
Dün, bugün, ve yarınlarız 
Yüceleriz, derinleriz... 
Yunus Emre, Hacı Bektaş 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 

Oğuz'un yirmi dört boyu, 
Yüce Türk'ün şanlı soyu, 
Dede, baba, amca; dayı, 
Bibi, teyze, bacı, kardaş.. 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 

Olmaz aynılıkta huzur, 
Olmaz münafıkta özür, 
Olmaz karavaştan vezir... 
ALKAEVLİ, KINIK, YAZIR 
Bir temel, bir duvar, bir taş 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 

Soysuza verirsen değer 
Döner ecdadına söğer... 
Haydi, haykır Türk'sen eğer! 
YAPARLU, DODURGA, DÖGER 
Bir temel, bir duvar, bir taş 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 


Fitne, fesat., bir kör kuyu 
Bir olmaktır Türk'ün huyu 
Vatanımın kırk bin köyü 
KARAEVLİ, BAYAT, KAYI 
Bir temel, bir duvar, bir taş 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 

Gönlüm Küskün, bağrım ezik 
Ne fidanlar düştü; yazık 
Unutma ey sütü bozuk! 
EYMÜR, SALUR, ÇEPNİ, KIZIK 
Bir temel, bir duvar, bir taş 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 

Bu gök, bu deniz, bu hava, 
Bu yayla, bu dağ, bu ova... 
Kanımızla geldi tava! 
ALAYUNTLU, BÜGDÜZ, YIVA 
Bir temel, bir duvar, bir taş 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 

Birlikte bayrak açana, 
Koş birlik andı içene.. 
Lanet birlikten kaçana! 
ÇAVULDUR, İĞDİR, BEÇENE 
Bir temel, bir duvar, bir taş 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 

Öz kardaşlar olmaz dargın 
Dargın olsa, düşer yorgun 
Haydi, ey YÜREĞİR, KARGIN! 
Haykır gece, gündüz hergün: 
Bir temel, bir duvar, bir taş 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 

Bir gövdede bir can yaşar 
Çetin yollar dağdan aşar 
Haydi, durma sen de başar.. 
BEGDİLİ, BAYINDIR, AVŞAR 
Bir temel, bir duvar, bir taş 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 

Bilsin bunu ar edenler. 
Söz, canına kâr edenler... 
Soyunu inkâr edenler 
Haram zadedir; ey kardaş 

Alevî, Sünnî Kızılbaş! 

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu


Geri Dön
 
©2011 Recai Coşkun | Sitede yayınlanan yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz.